Aleyhine kambiyo senedi uyarınca kendisine ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde, bunun dışında bir belgeye dayanıyorsa 7 gün içerisinde icra dosyasına mal beyanında bulunması gerekmektedir.
Borçlu tarafından mal beyanında bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi bir icra suçunu oluşturur. İcra İflas Kanununun 337. Maddesi uyarınca alacaklının şikayeti üzerine 10 gün hapis cezası ile cezalandırılır. Bu ceza disiplin cezası olup borçlu tarafından mal beyanında bulunulmasıyla ya da borçlunun borca yeter miktarda malının haczedilmesi ile düşer.
2009 yılında yapılan değişiklik neticesinde anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 28.02.2008 tarihli 2006/71 Esas ve 2008/69 Karar sayılı iptal kararı ile yürürlükten kaldırıldı. Peki mal beyanında bulunmama cezasında yasal durum ne oldu?
Anayasa Mahkemesi tarafından İcra İflas Kanunu’nun 337. maddesinin iptal edilmesi neticesinde mal beyanında bulunmamanın cezai yaptırımında yasal boşluk oluştu.
Uygulamada anılan yasal boşluğun giderilmesinde İcra İflas Kanunu’nun 76. madde hükmünden faydalanılmıştır.
Mevcut uygulamada, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşın yasal süresinde icra dosyasına mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında alacaklının şikayeti üzerine İcra İflas Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilir. Hapis kararı, borçlunun mal beyanında bulunması ile ortadan kalkar.
Mal beyanında bulunulmaması dolayısı ile borçlu hakkında yapılan icra ceza yargılamasının bir yaptırımı bulunmamakta. Yasal düzenleme neticesinde mahkemelrin iş yükü artarak ekonomik kayba yol açılmaktadır. Bu bağlamda gerçekten caydırcı bir yasal düzenleme ile mal beyanında bulınulmaması caydırıcı hale getirilebilir. Zira bu haliyle borçlu yararına bir uygulama mevcut olup yalan beyanda bulunma suçu gibi bir çok yasa maddesinin uygulanabilirliği kalmamaktadır.